Site Loader
İletişim
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul

CEZA MUHAKEMESİ İSPAT VASITALARI: KEŞİF VE YER GÖSTERME

 

Ceza muhakemesinde hukuka uygun elde edilmiş olmak kaydıyla her şey delil olabildiği için delilleri ortaya koyma mekanizması çok farklı şekillerde gerçekleşebilir. Çünkü delil herhangi bir yerdeki iz veya belirli bir yerdeki hava sıcaklığı olabilir. Bunun yanında örneğin taksirle öldürme iddiası ile ilgili olarak bir fabrika ya da sanayi tesisinin çıkardığı gazın buna neden olduğu ileri sürülmüşse ispat vasıtalarının söz konusu fabrikanın faaliyet alanı içerisinde incelenmesi ya da çevresinde incelenip oradaki kokunun solunması ve hava kirliliğinin bizatihi müşahede edilmesi de bir delil elde etme aracıdır.

Keşif
Aslı ile ikame edilme denilen şey iki şekilde gerçekleşir. Birincisi duruşmada gösterilmek, dinlenmek, ellenmek ve koklamak şeklindedir. İkincisi de keşiftir ve bu işlemlere kitaplarda da keşif denmektedir ancak burada kastedilen keşif CMK m.83’teki işlem olarak keşif değildir, yapılan işin adı keşiftir. Yani o ispat vasıtasının mahkemeye katılan bütün süjeler eşliğinde keşfedilmesi ve ne olduğunun anlaşılması olarak tanımlanabilmektedir. Bir de bunun dışında keşif denilen CMK m.83’te ayrı bir düzenleme söz konusudur.

Keşif, prensip olarak kovuşturma evresinde gerçekleştirilen ve mahkeme veya naip hâkim vasıtasıyla herhangi bir iş veya işlemin duruşma için belirlenmiş yer dışında başka bir yerde gerçekleştirilmesine verilen addır. Aslında yapılan işlem bir duruşma evresi işlemidir. Dolayısıyla duruşmada geçerli olan bütün prensipler bu aşamada da geçerlidir.

Bu prensipler nelerdir?
Katılması zorunlu olan süjelerin tamamına önceden bilgi verilmesi ve geciktirmemek kaydıyla işleme nezaret etmelerinin sağlanmasıdır. Tek istisnai durum zorunlu haller dışında tutuklu olan sanıkların hazır bulundurulması ihtiyacının söz konusu olmamasıdır.

Madde 83 – (1) Keşif, hâkim veya mahkeme veya naip hâkim ya da istinabe olunan hâkim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. (2) Keşif tutanağına, var olan durum ile olayın özel niteliğine göre varlığı umulup da elde edilemeyen delillerin yokluğu da yazılır.

Keşfin soruşturma evresinde de yapılabilmesi mümkündür. Soruşturma evresinde kural bu işlemin hâkim tarafından icrasıdır fakat gecikmesinde bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının da keşif yapabilme imkânı vardır.

Yer Gösterme

Keşfe benzeyen bir başka işlem ise yer gösterme olarak adlandırılan işlemdir. Yer gösterme, keşfin aksine prensip olarak soruşturma evresinde gerçekleştirilen bir işlemdir. Dikkat edilirse keşifte yapılan şey bir işlemin duruşma salonu dışında gerçekleştirilmesidir. Bu belirli bir yere bağlı delilin elde edilmesi veya eldeki delillerin belli bir yerde ortaya konulması şeklinde olabilir. Nitekim CMK m.83’e bakıldığı zaman tanıkların veya bilirkişinin keşif mahallinde dinlenmesinden bahsetmektedir. Dolayısıyla suçun işlendiği yerin ya da belirli bir mekânın delilin ortaya koyması bakımından önem arz ettiği hallerde bu delilin elde edilmesi ve tartışılması keşif marifeti ile yapılır. Ya da herhangi bir binada gerçekleştirilen yağma fiiline ilişkin olarak mahkemede sanığın bu binada bu fiilin işlemesi durumunda bu fiili işleyenin hiç kimse tarafından görülmemesinin imkânı yoktur çünkü bu binada bütün duvarlar camdandır şeklinde bir savunması söz konusu ise binanın camdan olup olmadığı ve hakikaten böyle bir fiil icra edilirken diğerlerinin bunu görme imkânlarının bulunup bulunmadığının tespiti ancak keşif yolu ile gerçekleştirilir.

Yer göstermede sadece belirli bir delile yönelik ve belirli bir mekâna yönelik olarak gerçekleştirilen bir işlem söz konusudur. Bu delil, şüpheli veya sanığın beyanı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Niteliği ise ya suçun işlendiği yer ya da başka bir yerde beyanın tekrar alınmasıdır. Bu, beyanın doğruluğu ya da yanlışlığını tespiti bakımından önem taşır ve beyanın diğer delillerle uyuşup uyuşmadığı bakımından önem taşımaktadır. Örneğin herhangi bir kaçakçılık iddiasına ilişkin kaçak elektronik eşyanın bulunduğu gümrük sahasında veya gümrük sahasının dışında savcı talimatı ile açıklamada bulunan şüpheliyle birlikte delillerin tespiti işlemi esas itibariyle bir yer gösterme işlemidir. Çünkü şüphelinin ifadesi alınamaz bu aşama itibarıyla ya da alınabilir ancak öncesinden ifadesinin alınmış olması gerekir. Yapılan açıklamanın diğer delillerde ya da suç eşyası ile bağlantısı olup olmadığına ilişkin inceleme eğer orada yapılıyorsa hatta bu işleme örneğin elektronik eşyadan anlayan bir elektronik mühendisi veya gümrük mevzuatından anlayan ve malların değeri ile ilgili bilgi verebilecek bir kişi iştirak ediyorsa ve bunların tamamı hep birlikte şüphelinin oradaki açıklamalarını dinleyip diğer delillerle uyumlu olup olmadığını değerlendiriyor ise bu işlem bünyesinde birden fazla işlem barındırır ama üst çatı olarak ortaya keşif çıkmaktadır. İşlem kapsamında ifade alma, bilirkişi incelemesi ve eğer bu eşya orada açılıp incelenmekle birlikte muhafaza altına alınıyor ise el koyma işlemi söz konusudur. Bu nitelikte birden fazla işlemin birbirine geçtiği durumlarda doğru niteliği belirlemek gerekmektedir. Burada birden fazla işlem vardır ve işlemlerin tamamı bakımından bu işlemde aranan koşulların sağlanıp sağlanmadığını değerlendirmek gerekmektedir.

CMK m.85/2 kapsamında yer gösterme işleminde gecikmeye neden olmamak kaydıyla müdafi hazır bulunabilir. O halde şüpheli, yer göstermede müdafi talep etmiş ise müdafi olmaksızın gerçekleştirilen yer gösterme işlemi hukuka aykırıdır.

Yer gösterme Madde 85 – (1) Cumhuriyet savcısı, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş olan şüpheliye yer gösterme işlemi yaptırabilir. 250 nci maddenin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar söz konusu olduğunda, adli kolluk amiri de yer gösterme işlemi yaptırmaya yetkilidir. (2) Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla, müdafi de yer gösterme işlemi sırasında hazır bulunabilir. (3) Yer gösterme işlemi, 169 uncu maddeye uygun olarak tutanağa bağlanır.

Delilleri elde etme her delilin vasfına ve bulunduğu yere göre gerçekleştirilecek bir işlemdir. Dolayısıyla bir delilin şu biçimde elde edilebilir denme şansı yoktur. Ancak beyan delilleri ilgilinin dinlenmesi ve tutanağa bağlanması, kimi durumlarda kaydedilmesi suretiyle elde edilebilir. Belge delilleri, eğer bir kamu kurumunda ise ve veya bir şirkette ise şüpheli hakkında güvenlik tedbiri talep edilmemiş olmak kaydıyla taleple, genel araştırma yetkisi, arama veya el koyma ile elde edilebilir yani muhtelif koruma tedbirleri ile belge delilleri elde edilebilir. Kamuya açık olarak bırakılmış herhangi bir şey söz konusu olduğunda yani sahipli bir eşyanın söz konusu olmadığı durumlarda muhafaza altına almak suretiyle elde edilebilir.

Delilin Değerlendirilmesi
Delilin elde edilmesinden sonra ikinci işlemde delilin ortaya konulmasıdır. Fakat delilin değerlendirilmesi aşaması yani ortaya konduktan sonra bu delilin ne anlama geldiğinin tespit
edilmesi aşaması sonrasında CMK m.217’ye bakıldığında hâkim, hükmünü duruşmada önüne götürülmüş ve tartışılmış delillere dayandırılabilir demektedir. Delilin tartışılması ve değerlendirilmesi bütün süjelerin katılımıyla olacaktır. Değerlendirilme hâkimin hükmünü kurarken bir delilin ne anlama geldiğini veya ne anlama gelmediğini yorumlaması anlamına gelmektedir. Bu işlem kimi durumlarda gündelik hayat bilgisi ve tecrübesi ile hâkimin kendi akli faaliyetiyle tespit edilebilir. Örneğin bir tanık beyanının ne anlama geldiği hangi vakayı ispat ettiği veya etmediği ve diğer delillerle uyumlu olmadığına ilişkin değerlendirme hâkim tarafından kendi akli faaliyeti ile yapılabilir .

Delilleri takdir yetkisi
Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

Stj. Av. Hazal Tüzün

KAYNAKÇA:

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Serdat Talas ders notları.
Ceza Muhakemesi Hukuku 2. Cilt, Şubat 2021,11. Bası, Prof. Dr. Cumhur Şahin, Doç. Dr. Neslihan Göktürk.

YAZAR: İstanbul Hukuk ve Danışmanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir