MARKA HAKKINA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR İÇİN ÖNGÖRÜLEN YAPTIRIMLAR
Genel Olarak
6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 30. maddesine göre ;
(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, CMK’nın 231. Maddesinin 5. Fıkrasında yer almaktadır. Söz konusu fıkra uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, iki yıldan az hapis cezası veya adli para cezası hükmolunmadır.
6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 30. maddedeki suçların ortak yaptırımı adli para cezasıdır. Dolayısıyla bu suçlarda hükmedilecek adli para cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecektir. Ayrıca hükümde bu kararın verilebilmesi için adli para cezası bakımından bir üst sınırda öngörmemiştir. Kanun koyucu her ne kadar adli para cezaları için bir üst sınır tayin etmemiş ise de hapis cezalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesini iki yıl veya daha az hapis cezası olma şartına bağlamıştır[1].
Marka hakkına tecavüz suçu bakımından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilmesi için marka hakkı sahibinin tüm zararları karşılanmalı, bununla birlikte sanığın bu suçtan elde ettiği gelirler, marka hakkı sahibi aleyhine elde ettiği kazançları da iade ederek zararı gidermek zorundadır[2].
Erteleme
Erteleme, TCK’nın 51. Maddesinde; ‘İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır’ şeklinde düzenlenmiştir.
Erteleme sadece hapis cezalarında kabul edilmiştir.
Etkin Pişmanlık
Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 30/7. maddesinde “Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenlemesi ile marka hakkına karşı yapılan saldırılarda “satışa arz etmek ve satmak” fiillerinin varlığı halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi şartları irdelendiğinde aşağıdaki şartlar birlikte ortaya çıktığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği sonucuna varılmaktadır.
(1) Fail, satışa arz etme veya satma halinde marka hakkına karşı suç işlediğini bilmelidir.
(2) Fail başkasına ait marka hakkına saldırdığı bilgisiyle üretilen malı satmalı veya satışa arz etmelidir.
(3) Fail taklit ürünü nereden temin ettiğini bildirmelidir.
(4) Bildirimi yetkili mercilere yapmalıdır[3].
Güvenlik tedbirleri
- Müsadere
Marka hakkına karşı işlenen suçlarda elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile suçun işlenmesinden kaynaklanan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilebilir[4].
- Tüzel Kişiler Aleyhine Uygulanan Güvenlik Tedbirleri
Sınaî Mülkiyet Kanunu 30/4. maddesinde “Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” düzenlenmesi ile tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilecektir.
“ Madde 60-
(1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.”
Tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri iznin iptali ve müsaderedir.
GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Sınaî Mülkiyet Kanunu madde 156-
Görev hususu;
(1) (Değişik:22/7/2020-7251/61 md.) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.
(2) Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
Yetki hususu;
(3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.
(4) Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
(5) Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır.
ŞİKAYET SÜRESİ
Şikayet süresi, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı aydır (TCK m.73/1,2).
Stj. Av. Zeynep ŞİMŞEK
[1] İşler, İlknur (2017), Marka Hakkına Karşı İşlenen Suçlar Ve Yaptırımları, Gaziantep Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, Tez No:584924.
[2] karşılanmalı, bununla birlikte sanığın bu suçtan elde ettiği gelirler, marka hakkı sahibi aleyhine elde ettiği kazançları da iade ederek zararı gidermek zorundadır.
[3] BAŞBÜYÜK, Marka Hakkının İhlallinden Doğan Cezai Sorumluluk, s. 137.
[4] YENİDÜNYA, İÇER, Marka Hakkına Tecavüz Suçları, s. 163.

