Site Loader
İletişim
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul

MİRASBIRAKANIN BORÇLARINDAN SORUMLU OLMAMAK ADINA DÜZENLENEN MİRASIN REDDİ (REDDİ MİRAS) KURUMU

MİRASIN REDDİ (REDDİ MİRAS) NEDİR?

Mirasın reddi veya diğer bir anlatımla reddi miras, yasal veya atanmış olması fark etmeksizin mirasçıların mirası kabul etmemesidir.

Külli halefiyet ilkesi (TMK md. 599) gereğince; miras bırakanın ölümüyle yasal ve atanmış mirasçılar başkaca işleme gerek kalmadan kendiliğinden mirasçı sıfatına haiz olurlar. Murisin mirasçıları, mirasçılık sıfatının kazanılmasından itibaren murisin borçlarından yalnızca terekeyle değil kendi kişisel malvarlıklarıyla da sorumlu hale gelirler.

Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması diğer bir deyişle borca batık olması ihtimalinde mirasçılar aleyhine bir durum oluşur. Mirasçılık sıfatıyla beraber terekenin borçlarından müteselsil ve sınırsız olarak sorumlu hale gelirler.

İşte böyle bir durumdan kurtulabilmek adına mirasçılar lehine mirasın reddi kurumu getirilmiştir. Buna göre; reddi miras yapan mirasçılar, mirastan doğan hak ve alacakların yanında borçları da reddetmiş olurlar.

Hukukumuzda iki tür reddi miras öngörülmüştür:

·        Mirasın Gerçek Reddi

·        Mirasın Hükmen Reddi

MİRASIN GERÇEK REDDİ NEDİR VE NASIL YAPILIR?

Mirasın gerçek reddi TMK md. 609’da düzenlenmiştir. Anılan hükme göre;  mirasın gerçek reddi yasal veya atanmış mirasçıların mirası reddettiği yönündeki beyanlarının hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın yazılı veya sözlü olarak sulh hukuk mahkemelerine bildirilmesidir.

Mirasın gerçek reddinin yapılabilmesi için birtakım koşullar öngörülmüştür:

·        Gerçek ret yapan mirasçının fiil ehliyetine sahip olması

·        Ret beyanının kayıtsız şartsız olması

·        Reddin 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde yapılması

·       Reddi miras yapacak mirasçının terekeyi kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunup ret hakkının düşmemiş olması

Fiil Ehliyeti Bakımından;

Tam Ehliyetliler: Tam ehliyetler başka birine veya bir işleme gerek duymadan kendileri tek başlarına reddi miras yapabilirler.

Tam Ehliyetsizler: Tam ehliyetsizlerin ret beyanı yasal temsilciyle yapılır. Yasal temsilcinin reddi miras yapabilmesi için özel yetkiye sahip olması gerekir. Ayrıca tam ehliyetsizin vesayet altında olması halinde vasinin beyanının yanında vesayet ve denetim makamlarının da izni gerekir.

Sınırlı Ehliyetsizler: Sınırlı ehliyetsizlerde mirasın gerçek reddi yapılabilmesi için yasal temsilcisinin izniyle sınırlı ehliyetsizin kendisi veya yasal temsilcisi ret beyanında bulunmalıdır.

Ret beyanı bozucu yenilik doğuran beyandır ve üç ay içerisinde sulh mahkemesine ulaşmış olmalıdır. Aksi takdirde mirası süresi içerisinde reddetmeyen mirasçının, mirası kabul etmiş sayılır. (TMK md. 610/2)

Süre geçirilmemiş bile olsa bazı durumlarda mirasçıların ret hakkı düşer. Bunlar mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunması olup TMK md. 610/2’de şöyle düzenlenmiştir:

“Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, mirası reddedemez.”

Buna göre mirasçı, aşağıdaki eylemlerden birini yaptığı takdirde mirası reddedemeyecektir:

· Mirasçının terekenin olağan yönetiminin veya terekenin devamını sağlayan işlerin dışında tereke malları üzerinde işlemde bulunması

· Mirasçının terekeden bir malı gizlemesi veya kendisine mal etmesi

Mirasçıların hangi işlemlerinin olağan, hangilerinin ise olağan dışı idari işlemlerinden sayılacağı hususu her somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Buna göre; malların korunması için birtakım tedbirler alınması, acil onarım veya işletmenin devamı için vergi verilmesi gibi işlemler terekenin menfaatini korumak üzere yapıldığından mirası kabul olarak değerlendirilemez ve ret hakkı düşmez. [1]

Ayrıca zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.(TMK md.610/3)

Yine mirasçılık belgesi alınması [2], sosyal güvenlik kurumunca dul veya yetim maaşı verilmesi [3] terekeyi kabul anlamına gelmezken miras sebebiyle istihkak davası açılması, terekedeki taşınır veya taşınmaz malların kullanılması gibi davranışlar kabul anlamına gelecek davranışlardan sayılmaktadır.

MİRASIN HÜKMEN REDDİ NEDİR VE NASIL YAPILIR?

Miras bırakanın terekesinin borca batık olduğu ölüm tarihinde açıkça görülüyorsa veya terekenin bu aciz hali resmi kurumlarca tespit edilmiş ise mirasçıların herhangi bir beyanına gerek olmaksızın mirasın reddedilmiş sayılmasına mirasın hükmen reddi denir. (TMK md. 605/2)

Mirasın hükmen reddi, mirasçıların ret süresinde mirası reddetmemeleri halinde mirası kabul etmiş sayılacağı kuralının bir istisnasıdır.

Mirasın hükmen reddinde; gerçek reddeden farklı olarak herhangi bir hak düşürücü süre veya beyanda bulunma şartı öngörülmemiştir. Buna göre mirasın hükmen reddi herhangi bir beyanda bulunulmaksızın her zaman ileri sürülebilir ve yine bu hükmen reddin tespiti mahkemeden her zaman istenebilir.

Mirasın hükmen reddi için açılacak dava miras bırakanın alacaklıları davalı gösterilerek asliye hukuk mahkemelerinde açılır.

Mirasın hükmen reddi için de birtakım koşullar söz konusudur:

·        Miras bırakanın ölüm tarihinde borçlarını ödemekten aciz olması

·        Miras bırakanın bu aciz halinin açıkça veya resmen tespit edilmiş olması

.        Reddi miras yapacak mirasçının terekeyi kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunmaması

Mirasın hükmen reddinin tespitinde miras bırakanın ölüm anında borçlarını ödemekten aciz olup olmadığı araştırılır. Buna yönelik olarak miras bırakanın aciz vesikasının olması halinde bu aciz durumu resmen tespit edilmiş olur. Böyle bir resmi tespit bulunmaması halinde ise aciz halinin açıkça belli olup olmadığına bakılır.

Terekenin borca batık olup olmadığının yanında mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunup bulunmadığı da araştırılır. Şayet böyle bir kabul söz konusuyla artık hükmi retten bahsedilemeyecek ve mirasçılar mirası kabul etmiş olacağından tereke alacaklılarına karşı da sorumlu olacaklardır.

Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin murisin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. Kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. (14HD, 06.12.2017, 427/9145)

SONUÇ

Mirasın reddi kurumu; miras bırakanın borçlarından dolayı kendi mal varlıklarıyla da sorumlu hale gelen mirasçıların bu durumdan kurtulabilmesi adına hukuki bir çare olarak düzenlenmiştir. Ancak her hukuki kurumda olduğu gibi mirasın reddi için de birtakım koşullar öngörülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere belirtilen koşullar sağlandığı takdirde mirasçıların gerçek ret veya hükmi ret olarak reddi miras yapabilmeleri mümkün olacaktır.

 

[1] Duraldan naklen Kocayusufpaşaoğlu, 616/617; Oğuzman, 292/293

[2] “..Mirasçılık belgesi alınması terekeyi sahiplenmek anlamına gelmemektedir…”14HD., 28.02.2019, 7486/1820

[3] “Borçluların murislerinden kendilerine bağlanan maaşı sahiplenmeleri TMK’nun 605. maddesi uyarınca murisin mirasını reddetmelerine engel teşkil etmez. Zira, murisin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan almakta olduğu maaşı terekesine dahil değildir. “12HD., 26.12.2005, 23073/26042

Stj. Av. Merve YILDIZ

___________________________________________________________________________

KAYNAKÇA

1-Prof. Dr. Mustafa DURAL, P. D., DURAL, & ÖZ. (2019). MİRAS HUKUKU. İstanbul: Filiz Kitabevi.sf.410-423

2- Fuat Saatçıoğlu /Mirasın Gerçek Reddi/ Dergipark, 2012

3- Doç. Dr. Hasan PETEK/ MİRASIN HÜKMEN REDDİ/ Dergipark, 2013

YAZAR: İstanbul Hukuk ve Danışmanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir