Site Loader
İletişim
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul

MADDİ ANLAMDA ÖLÜME BAĞLI TASARRUF TÜRLERİNDEN; MİRASÇI ATAMA VE VASİYET(BELİRLİ MAL BIRAKMA)

MİRASÇI ATAMA

Miras bırakanın iradesine dayanan mirasçılık, yani atanmış (mansup) mirasçılık, bir vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle, miras bırakanın, bir ya da birden fazla kişiyi terekesinin tamamı ya da kesirli bir bölümü için hak sahibi yapmasıdır. [1]

Mirasçı atama hem vasiyetname hem de miras sözleşmesi ile yapılabilmektedir.

Mirasçı atanmasında önem arz eden nokta; lehine tasarruf yapılmış olan kişiye belirli bir mal varlığı değeri ya da belirli bir malın değil, terekenin tamamının ya da belirli bir oranının bırakılmasıdır.

Atanmış mirasçı, gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Atanmış mirasçı tıpkı yasal mirasçılar gibi, miras bırakanın külli halefi olacağından; miras bırakanın ölmesi durumunda tereke üzerinde kendiliğinden hak sahibi olacak ve tereke borçlarından da tıpkı yasal mirasçılar gibi sorumlu olacaktır.

Ayrıca miras bırakan halihazırda bir yasal mirasçısını da mirasçı atayabilecektir. Bu durumda gerçek bir yasal mirasçı atamaktan ziyade, yasal mirasçının miras payının genişletilmesi söz konusu olacaktır.

VASİYET (BELİRLİ MAL BIRAKMA) :

Belirli mal bırakma hususuna Türk Medeni Kanunu’nun 517. maddesinde  ‘’Miras bırakan, bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir.’’ şeklinde değinilmiştir.

Vasiyeti; miras bırakan tarafından, bir kimseye, ölüme bağlı olarak, alacak hakkı niteliğinde sağladığı bir malvarlığı menfaatidir şeklinde tanımlayabiliriz.

Tanımda da belirtildiği gibi, vasiyet alacaklısı (musaleh), miras bırakanın külli halefi olmayıp cüzi halefi olduğu için, ölümle birlikte, vasiyet edilen şey üzerinde doğrudan hak kazanmaz, sadece mirasçılara karşı, vasiyet borcunun yerine getirilmesine ilişkin bir alacak hakkı elde eder.

Vasiyet konusu şey üzerindeki hakkını ise ancak vasiyet borçlusu borcunu yerine getirince kazanır.

Yine külli halef olmadığı için, miras bırakanın borçlarından sorumlu değildir.

Lehine vasiyet yapılan kimsenin hakkının bir alacak hakkı olduğu , ‘’Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.’’ diyen MK 600/1’den açık olarak anlaşılmaktadır. [2]

TMK md.517/2’de de ‘’Belirli mal bırakma, ölüme bağlı tasarrufla bir kimseye terekedeki bir malın mülkiyetinin veya terekenin tamamı ya da bir kısmı üzerinde intifa hakkının kazandırılmasına yönelik olabileceği gibi; bir kimse lehine tereke değeri üzerinden bir edimin yerine getirilmesinin, bir iradın bağlanmasının veya bir kimsenin bir borçtan kurtarılmasının, mirasçılar veya belirli mal bırakılanlara yükletilmesi suretiyle de olabilir.’’ şeklinde belirtildiği üzere, belirli mal bırakma farklı şekillerde yapılabilmektedir.

VASİYET TÜRLERİ

a) Belirli mal vasiyeti : Belirli mal vasiyetinin söz konusu olduğu durumlarda vasiyet edilen şey ferden belirlenebileceği gibi çeşit mal vasiyeti de olabilmektedir.

Bu ayrımın önemi TMK md.517/3 açısından önem arz etmektedir. Şöyle ki; ‘’ Bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulurlar.’’ hükmü gereğince, vasiyet edilen şey belirli bir mal ise ve bu mal terekeden çıkmaz ise; ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulacaktır.

Fakat vasiyetin konusu ferden tayin edilmeyip, terekede bulunup bulunmamasına bakılmaksızın, nitelik ve miktar olarak belirlendiği hallerde çeşit vasiyeti söz konusu olacağından; böyle bir durumda ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar açısından TMK md.517/3 uygulama alanı bulamayacak, mal terekeden çıkmasa bile borçtan sorumlu olmaya devam edeceklerdir.

Bu durumda da dikkat edilmesi gereken mesele çeşit vasiyetinin sınırlı olup olmadığıdır. Şöyle ki, miras bırakan çeşit vasiyeti borcunu tereke ile sınırlandırmış olabilir. Bu durumda miras bırakanın ölümü anında terekesinde çeşit vasiyeti mevcutsa ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan sorumlu olmaya devam edeceklerdir. Fakat böyle bir durumda çeşit vasiyeti söz konusu olsa da mal vasiyeti tereke ile sınırlandırıldığından; sınırlı çeşit vasiyetinin terekeden çıkmaması durumunda ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan sorumlu olmayacaklardır.

Miras bırakan birden fazla şeyden seçilecek birini vasiyet etmişse, seçimlik vasiyet söz konusu olacaktır. Bu durumda seçim hakkının kime ait olacağı vasiyette belirtilmişse vasiyete uygun olarak seçim yapılacaktır. Seçim hakkının  kime ait olacağı vasiyette belirtilmemişse; bu hakkın vasiyet borçlusuna ait olacağı kabul edilmektedir.

b) Alt vasiyet : Alt vasiyette, vasiyet alacaklısına miras bırakan tarafından başka bir vasiyeti yerine getirme borcu yüklenmektedir.

c) Ön vasiyet : Miras bırakan tarafından, yasal veya atanmış mirasçılar lehine miras paylarından ayrı olarak bir malvarlığı değerinin bırakılmasıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken mesele; böyle bir tasarrufun ön vasiyet mi yoksa miras bırakan tarafından konulmuş olan bir paylaşma kuralı mı olduğu anlaşılamıyorsa, karine olarak tasarruf paylaştırma kuralı olarak dikkate alınacaktır.

Ön vasiyette vasiyetname alacaklısı sıfatı ile mirasçılık sıfatı birbirinden bağımsızdır.

d) Alacak vasiyeti : Miras bırakan, bir başka kimseden olan alacağını vasiyet etmektedir. Lehine vasiyet yapılan kimse bu alacağı miras bırakanın ölümü ile kazanamayacak, sadece vasiyet borçlusuna karşı temlik talebinde bulunabilecektir. Vasiyet borçlusunun temlik işlemini gerçekleştirmemesi durumunda ise vasiyet alacaklısı mahkemeye başvurarak, alacağını kazai temlik yoluyla kazanacaktır.

e) İbra vasiyeti : Miras bırakanın kendisine borçlu olan bir kimseyi, ölümünden sonra borçtan ibra etmesidir. Bu durumda kendisine ibra vasiyeti edilen kendiliğinden borçtan kurtulmaz, sadece vasiyet borçlusuna karşı kendisini borçtan kurtarmasına ilişkin talepte bulunabilir.

f) İntifa vasiyeti : Vasiyetin bu türünde miras bırakan ölümünden sonrası için üçüncü kişi lehine bir intifa hakkı kurulmasını vasiyet etmektedir. Bu durumda kendisine intifa vasiyeti edilen kişi lehine kendiliğinden intifa hakkı kurulmaz; intifa vasiyeti alacaklısı sadece vasiyet borçlusuna karşı kendisi lehine intifa hakkı kurulmasına ilişkin talepte bulunabilir.

g) İrat vasiyeti : Miras bırakanın vasiyet borçlusuna, vasiyet alacaklısına karşı belirli bir süre ya da hayat boyu, düzenli aralıklarla bir miktar para ya da misli eşya verilmesi şeklinde borç yüklemesi durumunda irat vasiyetinden söz edilecektir.

Stj. Av. Ömer GÜNDÜZ

________________________________________________________________________________

Kaynakça

1-Prof. Dr. Mustafa DURAL, P. D., DURAL, & ÖZ. (2019). MİRAS HUKUKU (13 b.). İstanbul: Filiz Kitabevi.sf.141.

2-Prof. Dr. Mustafa DURAL, P. D., DURAL, & ÖZ. (2019). MİRAS HUKUKU (13 b.). İstanbul: Filiz Kitabevi.sf.143.-144.

YAZAR: İstanbul Hukuk ve Danışmanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir