Site Loader
İletişim
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul
Halil Rıfat Paşa Mahallesi Teoman Sokak No: 2 Şişli/İstanbul

BONOYA DAYALI KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLU İLE TAKİPTE YETKİ

 

GİRİŞ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun üçüncü kitabı olan Kıymetli Evrak kitabının dördüncü kısmında, sınırlı sayı ilkesine göre Kambiyo Senetleri (TTK m 670-823) düzenlenmektedir.

Kambiyo senetlerinden biri de, TTK m 776 ilâ m 779 arasında kendine yer bulan “bono’’ bir diğer adıyla emre yazılı senettir.

Bu senede bağlı takip talebinde bulunmak için yapılması gereken ilk şeylerden biri yetkili icra dairesinde takibin başlatılmasıdır. Yetkili icra dairesinin hangi şartlarda nasıl ve neye göre belirleneceği, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibine karşı borçlunun yetki itirazında bulup bulunamayacağı, bulunacaksa hangi şartlarda bulunabileceği gibi soruların cevabı bu çalışmada bilginize sunulacaktır.

GENEL YETKİLİ İCRA DAİRESİ

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, özel bir ilamsız icra yoludur[1]. Ticaret hayatının hızlı akışı ve bu senetlerin kolay bir şekilde tedavül edilebilmesi, güvenli birer ödeme aracı olarak kullanılması, soyutluk ilkesi nedeniyle alacaklının alacağının varlığını ispat etmek zorunda olmaması sebepleriyle İİK, bu senetlerin takibi için özel bir yol kabul etmiştir[2]. Ancak, alacaklı, bir kambiyo senedi alacağı için mutlaka kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapmak zorunda olmayıp; kambiyo senedine dayanarak genel haciz yolu ile takip yapabilir.[3]

İcra takibinin hangi yerdeki icra dairesinde yürütüleceği hususu icra dairesinin yetkisiyle ilgilidir. Bu bakımdan coğrafi olarak hangi yerdeki icra dairesinde takip yapılabileceği yetki kuralları çerçevesinde belirlenir. Genel yetki, kural olarak bütün kambiyo takipleri için geçerlidir. Genel yetki kuralları HMK da düzenlenmiş olmakla beraber takip talebinin başlatılacağı icra dairesi de buna göre belirlenebilir. HMK’ya göre, takibe konu yapılmak istenen kambiyo senedi borçlusunun yerleşim yeri sayılan yerdeki icra dairesi, genel yetkili icra dairesidir.[4] Borçlu birden fazla ise icra takibi, borçlulardan birisinin yerleşim yeri icra dairesinde başlatılabilir (HMK m. 7/1). Örneğin, borçlular arasında ihtiyari takip arkadaşlığı varsa, takip borçlularından birisinin yerleşim yerinde yapılabilir.

İİK m 50 ‘’Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir’’  diyerek genel yetki kuralları için HMK m. 447’e atıf yapar. Bununla beraber madde metninde akdin yapıldığı yerdeki icra dairesinin de yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki kuralları (HMK m. 5-19) kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip bakımından da uygulanma alanı bulacaktır.

ÖZEL YETKİLİ İCRA DAİRELERİ

Özel yetki, genel yetkiyi kaldıran bir durum olmayıp takibin başlatılacağı icra daireleri arasında alacaklıya bir nevi seçimlik hak tanır. Bonoya bağlı alacaklar, aranacak borçlardandır bu nedenle alacaklının değil borçlunun yerleşim yerinde takip başlatılmalıdır. BK m. 89 her ne kadar sözleşmede ifa yerinin yer almaması durumunda alacaklının yerleşim yeri yetkilidir dese de bu durum götürülecek borçlar için geçerli olup aranacak borçlar için geçersizdir.

Bonoda yer alan ödeme yerinde de icra takibi başlatılabilir. Bu durumda da özel yetkili icra dairesi ödeme yerindeki icra dairesi olur. TTK m 777/3 ’ e göre ödeme yeri konusunda açıklığın bulunmadığı hallerde senedin düzenlendiği yer ödeme yeri ve de düzenleyenin yerleşim yeri sayıldığından takip orada da başlatılabilir. Bu yönde Yargıtay kararları mevcuttur.[5] Keşidecinin imzasının yanında yer alan adreste bulunan icra daireleri de düzenleme yerinin belli olmadığı durumlarda takibin başlatılması için yetkilidir(TTK m 777/4)

YETKİSİZ İCRA DAİRESİNİN YETKİLİ KILINMASI

Takibin başlatılacağı yerle ilgili kesin yetki bulunmadığından taraflar anlaşarak ve bazı şartların varlığı halinde yetki sözleşmesi yaparak yetkisiz bir icra dairesini yetkili hale getirebilirler. Kambiyo senetlerinden bonoya yazılabilecek kanunda öngörülmeyen ihtiyari kayıtlardan biri de yetki kaydıdır. Uygulamada bonoya “ihtilaf vukuunda ….. mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.” şeklinde kayıtlar yetki kaydı olarak adlandırılır.  Bono üzerinde yer alan yetki kaydı esas itibariyle yetki sözleşmesi niteliğinde olduğundan geçerli olup olmadığı konusunda HMK m. 17-18 hükümleri göz önüne alınmalıdır. İİK m 50 atfıyla HMK m 17-18’e göre geçerli bir yetki kaydından söz edebilmek için; sözleşmenin taraflarının tacir veya kamu tüzel kişisi olması, herhangi bir kesin yetki halinin bulunmaması, yetki sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, uyuşmazlığın ve icra dairesinin belirtilmiş olması gerekir. Tacirler arasında yapılması şartı borçluyu koruma amacıyla sonradan getirilmiş şartlardandır.

Tarafların bono metninde kullandıkları ifadelere göre, olumlu veya olumsuz bir yetki şartı ortaya koymaları mümkündür. Olumlu yetki şartı genel yetkili icra dairesinin yetkisinin yanında tarafların iradeleriyle belirledikleri icra dairesini de yetkili kılarken olumsuz yetki şartıyla sadece tarafların belirledikleri daire yetkili hale gelir. Bu konuda olumsuz yetkinin kesin yetki oluşturması nedeniyle resen dikkate alınmasını söyleyen azınlıkta bir görüş mevcut olsa da hakim olan görüşe göre ancak bunun itirazla ileri sürülebileceğidir.

YETKİ İTİRAZI

Yetki kamu düzenine ilişkin olmayıp yetkisizliğin ancak taraflarca ileri sürülmesi durumunda gündeme getirilebilecektir. İcra dairesi yetkisiz olduğunu kendiliğinden gözetmez; borçlunun icra dairesinin yetkisiz olduğunu kendisine gönderilen ödeme emri üzerine itiraz yolu ile ileri sürmesi gerekir. Süresi içinde yetki itirazı ileri sürülmezse, icra dairesi tüm takip için yetkili hale gelir[6]

Ödeme emrine itiraz, kendisine usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilen borçlunun gerek maddi hukuk gerekse takip hukuku bakımından savunmalarını içeren irade beyanını yetkili mercie bildirmesidir.[7] Bu aşamada yetkiye itiraz edecek borçlu yetki itirazını, beş günlük ödeme emrine itiraz süresi içinde icra mahkemesine yapacaktır (İİK m. 50/II, 168/5, 170/I, 169). Borçlu kural olarak beş günlük süre içinde vereceği dilekçesinde, hem esas hakkındaki itirazlarını hem de yetki itirazını bildirebilir.

Stajyer Av. Sibel ERKUL

[1] Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder: İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, B. 28, Ankara 2014 (İcra), s. 357.

[2] Gürdoğan, Burhan: İcra Hukuku Dersleri, Ankara 1970 (İcra), s. 47; Bilge, Necip: Bankacılar İçin Takip Hukuku Bilgisi, Ankara 1975, s. 67 vd; Helvacı, Mehmet: Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolları, İÜHFM C.LXXI 2013, S.2, s.165-192, s. 165.

[3] Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, B.2, Ankara 2013 (El Kitabı), s. 761; Muşul İcra II s. 1148.

[4] Ergün s. 55; Kuru- El Kitabı s. 762.

[5] ‘’Somut olayda, takibe konu bono aslının incelenmesinde, tanzim yerinin Trabzon olup, buna göre yukarıda açıklandığı üzere bononun tanzim (düzenleme) yerinde de takip yapılabileceğinden alacaklının Trabzon icra dairesinde takip yapmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.” 12.HD, 02.10.2014, 18609/23123 ; aynı yönde bkz 11.HD, 17.09.2009, 8988/9498 (Kazancı Bilişim-İçtihat Bilgi Bankası, www.kazancı.com, Erişim Tarihi: 30.11.2015).

[6] Kuru-İcra I s. 179-180; Korkusuz, Refik: İcra Hukuku ve Uygulaması, Ankara 2004, s. 69.

[7] Kuru, Ders Kitabı, s. 222; Üstündağ, icra, s. 94; Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan/Özekes, s. 144; Arslan/Yılmaz/Tanpınar Ayvaz/Hanağası, İcra, s. 145; Akil, Ödeme Emrine İtiraz, s. 41; Yıldırım/Deren Yıldırım, s. 74; Ulukapı, s. 106.

YAZAR: İstanbul Hukuk ve Danışmanlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir