Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü tarafından verilen 27/1/2021 tarih ve 2018/34309 başvuru numaralı kararı
BAŞVURUNUN KONUSU:
Başvuru, ceza mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
BAŞVURU SÜRECİ: Başvuru 19/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.
OLAY VE OLGULAR
Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 23/2/2016 tarihli yazıyla, olay tarihinde Bodrum Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yapan başvurucunun Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde kendi ismiyle oluşturduğu profil üzerinden terör örgütü propagandası ve Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaret içeren paylaşımlarda bulunduğuna ilişkin ihbarda bulunulmuştur. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 11/5/2016 tarihli iddianamesiyle başvurucu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan kamu davası açılmıştır. Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 13/12/2017 tarihli kararıyla başvurucunun atılı suçtan 7.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan karar sanığın yüzüne karşı ancak müdafiinin yokluğunda verilmiştir. Hüküm fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “… Dair, sanığın yüzüne karşı, sanık müdafii Av. Duygu Demirel ve müştekinin yokluğunda verilen hükmün sanığa tefhiminden, sanık müdafiine tebliğinden itibaren 7 gün içinde hükmü veren mahkemeye veya bulunduğu yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibinebir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle İ[zmir] B[ölge] A[dliye] M[ahkemesi] nezdinde [istinaf] yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar ana çizgileri ile açıklandı.”
Başvurucu müdafii 8/2/2018 tarihli dilekçesi ile anılan karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi (Daire) 19/7/2018 tarihli kararında istinaf talebinin yasal süreden sonra yapıldığını belirterek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun itiraz kanun yolu açık olmak üzere süre yönünden reddine karar vermiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “İlk derece mahkemesince verilen karar sanığın yüzüne karşı 13/12/2017 tarihinde verilmiş olup, sanık müdafiinin yokluğunda verilip 07/02/201[8] tarihinde müdafiye tebliğ olunan kararın, sanık müdafii tarafından 08/02/2018 havale tarihli dilekçe ile istinaf olunduğu anlaşılmış ise de, istinaf süresinin 13/12/2017 tarihinden itibaren başlamış olması karşısında, CMK.nın 273/1 maddesi gereğince yasal yedi günlük istinaf süresinin 20/12/2017 tarihi mesai sonunda dolmuş olduğu, istinaf talebinin yasal süre dolduktan sonra yapıldığı… [anlaşılmıştır.]“
Başvurucunun anılan mahkeme kararına yaptığı itiraz üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 5/10/2018 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar vermiş, başvuru yolları bu tarihte tüketilmiştir.
Başvurucu, itirazın reddine ilişkin karardan 19/10/2018 tarihinde haberdar olmuş; 19/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
İlkelerin Olaya Uygulanması:
Somut olayda Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarihli kararı, başvurucunun yüzüne karşı fakat müdafiinin yokluğunda verilmiştir. Mahkemece yedi günlük istinaf kanun yoluna başvuru süresinin kararın başvurucuya tefhiminden, başvurucu müdafiine ise tebliğinden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Gerekçeli karar başvurucu müdafiine 7/2/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Anılan karara karşı başvurucu müdafii 8/2/2018 tarihinde sunduğu dilekçeyle istinaf talebinde bulunmuştur. Daire, kararın başvurucuya tefhim edildiği tarihi esas alarak istinaf istemini süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
Başvurucu müdafiinin anılan karara itirazı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince başvurucu ve müdafii yönünden istinaf kanun yoluna başvuru süresinin tefhimden itibaren başladığı, bu bağlamda Daire kararının yerinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
Başvurucu müdafiinin yokluğunda, hazır olan başvurucunun yüzüne karşı verilen hükümde başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimde sürenin başlangıcının“başvurucu yönünden tefhim”,“başvurucu müdafii yönünden tebliğ” şeklinde gösterilmesi suretiyle sürenin tefhimden mi yoksa tebliğden itibaren mi başlayacağı konusunda belirsizlik oluştuğu açıktır.
Başvurucunun istinaf kanun yoluna başvuru süresinin kararın müdafiine tebliğinden itibaren işlemeye başlayacağına güvenerek kanun yoluna müracaat etmesinin -mahkemelerin kanun yollarını ve sürelerini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü bulunduğu da dikkate alındığında- makul görülmesi gerekmektedir. Bu durumda yargı organlarının somut olayın koşullarında istinaf kanun yoluna başvurma süresinin tefhimden itibaren başlaması gerektiğine ilişkin yorumlarının başvurucu üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı ve istinaf isteminin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan gerekçelerleAnayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
- Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
- Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
- Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmesini sağlamak amacıyla Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2016/315, K.2017/667) GÖNDERİLMESİNE, … 27/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

